Sezip Özlediğimiz Geçmiş

Çoktan unuttuğumuz geçmişi sırtlanan; eski solgun gazete sayfaları, sahipsiz kimlikler, kayıp aşk mektupları ve fotoğraflarla, yoksun kaldığımız sezip özlediğimiz geçmiş, Nur Ataibiş`in kazıma ve boyamalarıyla nesnelleşerek yeniden biçim kazanıyor. Ahşap ve tuval üzerindeki bu kazıma-kapama işlemi gerçekliğin yoksun olduğu bir dengenin yerini tutuyor onun resminde. Sanatçı, kimi zaman yargı kimi zamansa sezgi gücümüzü güçlendiren evrensel bir bakış açısının eseri tasarımlarıyla, geçmişin mirasına sadık kalıyor. Ataibiş`in resminde bu ilk oluşum nesnelliğini yitirmiyor. Asla hedefine ulaşılamayacak çabalar, sanatçının gazete ve boyalarla kapladığı tuvallerde türlü biçimlere giriyor. Nur Ataibiş ise resmini şöyle anlatıyor: “Resmimdeki kazıma ve boyama soyutlamak adına yapılan çabalar. Üstümüze yapışan kalıplar ve anlamlardan kurtulma çabası. Tüm bu kazıma ve kapamalara rağmen geçmiş ve kalıplar fışkırarak gelmeye devam ediyor. Yani neticesiz bir çaba oluyor.”

Nilgün Yıldırıcı Kültür&Sanat, Milliyet - 31 Ocak 2002