VE ÖTESİ

Dem-Art Sanat Galerisi, İstanbul 
29.03.2012 - 21.04.2012

‘Uzun zamandır elekti, sanat tarihini elemekteydi. Şurada Whitler’in görsel haikuları, burada Hüseyin Zekai Paşa, orada altın varak kullanan Bizanslılar, burada metalik renklerin aurası, Jackson Pollock, Cy Twombly, alçı sürülmüş gibi bir tuval yüzeyi, tuval duvarına muslukçu keteni, kağıt hamuru, sprey boya, graffiti.

Manzara resmini bozmak, karalamak, yuğmak, sıkmak, burkmak isteyen bir şiddet, rapçi gibi bir anda püsküren, işaret bıraktığı an şiddet mahalinden kaçan bir hareket, alçalan, kabaran, incelen, kalınlaşan, yılankavi sprey izleri, tuvale yapışan gaz, kesintili, kısa, kutunun dibinden damlayan grili petrol yeşilleri.

Püskürtmenin tecavüzüyle, mekanı kirleterek oluşan manzara izlenimleri: Boğaziçi ressamlarının ışığı, Şeker Ahmet Paşa’nın karacası, Süleyman Seyyid’in portakalı. Bu ikisinin açtığı gerilim, Nur Ataibiş’in borderline’ı.’

Zeynep Sayın


Son işlerin çıkış sürecini düşünüyorum. Bir kabullenme döneminin sonucu gibi...Yaşama daha derinlere inerek bakıyorlar sanki...Bütün işleri dönerek tekrar tekrar çalışıyorum ve her seans sonunda biraz daha olgunlaştıklarını ve giderek benimle daha fazla konuştuklarını hissediyorum.Acele etmeden, çok sakin çalışıyorum. Yine bilinçdışı devrede, zaten başka bir yol bilmiyorum. Çalışırken zihnim yönlendiriyor beni. Bir leke, bir imge diğerlerinden daha etkili görünüyor bana, giderek bütünü etkiliyor, kendisine göre şekilleniyor , derken bir başka imge sesini yükseltiyor ve bu böyle sürüp gidiyor ben bitti artık diyene kadar..

Eski desenlerimi çalışırken yaşadığım duyguyu yaşıyorum yeniden. Fantastik öykülerdeki gibi sürreel mekanlar beliriyor. İnsana dair çelişkiler, korkular ..İnsan, hem yıkan, hem yapan,geceyi ve gündüzü içinde barındıran...kendi cennetini de cehennemini de yaratabilen..Başkalarının yarattığı cehenneme doğup kapılarını kıran, kaçabilen ya da sonsuza dek içeride yanan...İnsan..Hem sefil hem yüce....Sonsuz ve sınırsız varlık...

Sergi süreci hakkında yazmak ilk kez bana bu kadar saçma geldi…Sadece işler konuşmalı…Ne anlatıyorlarsa o kadar işte…

Var…Yok…Hiç…
Aç parantez…
Hiçbir yere dönüş…
Gerçek görebildiğindir…
Uzaktayken yakın…
Yakınken uzak…
Bütünün parçaları…
Şehir sularının sınırlarını çiziyorum
Batık kentler ile yaşayan kentler arasında
Yitenler ve gidenler
Yaşayanlar ve gizlenenler

Nur Ataibiş
s4670-146364
s4670-146365
s3310-104788
s4670-146366
s4670-146367
s4670-146371
s3700-116523
s3310-104787
s4670-146363
s4670-146370
s4670-146368
s3310-105696
s4670-146362
s3310-104786
s4670-146369
s3310-105695
s3310-104785